Haberler

...

"Beden Eğitimi Yoluyla Otizmli Çocukların Desteklenmesi" Projesinin Altı Aylık Pilot Uygulama Değerlendirme Toplantısı

Çukurova Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hüseyin Akıllı: "Bir toplumun gelişmişlik düzeyi, engelli bireylere verdiği değerle ölçülür." Çukurova Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hüseyin Akıllı, bir toplumun gelişmişlik düzeyinin dezavantajlı bireylere gösterdiği ilgi, saygı ve verdiği değerle ölçülmesi gerektiğini belirtti. Avrupa Birliği tarafından desteklenen otizmli çocuklara yönelik projenin değerlendirme toplantısında konuşan Prof. Dr. Akıllı, projede görev alan öğretmenlere teşekkür ederek elde edilen sonuçların kapsayıcı eğitim açısından önemli kazanımlar sunduğunu vurguladı.

Çukurova Üniversitesi ile Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde ve Avrupa Birliği finansmanıyla yürütülen "Beden Eğitimi Yoluyla Otizmli Çocukların Desteklenmesi" projesinin altı aylık pilot uygulama süreci, Çukurova Üniversitesi Rektörlük Binası'nda gerçekleştirilen değerlendirme toplantısında ele alındı. Toplantıda, Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) olan çocukların beden eğitimi yoluyla gelişimlerini desteklemeyi amaçlayan projenin çıktıları eğitimciler ve akademisyenlerle paylaşıldı.

Proje Koordinatörü ve Çukurova Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hüseyin Akıllı, açılış konuşmasında engelli bireylere verilen değerin bir toplumun gelişmişlik düzeyini gösteren en önemli göstergelerden biri olduğunu ifade etti.

"Bana göre bir toplumun gelişmişliği ve ilerlemişliği, dezavantajlı ve engelli bireylere verdiği değerle ölçülür. Gelişmiş toplumlarda bu bireylere en üst düzeyde saygı ve özen gösterilir. Ben Olimpiyat Oyunları'nın ardından Paralimpik Oyunları da yakından takip ediyorum ve bunu da ülkelerin gelişmişlik düzeyinin önemli bir göstergesi olarak görüyorum. Bu projeye katkı sunan tüm okul yöneticilerine ve öğretmenlerimize teşekkür ediyorum."

Çukurova Üniversitesi Proje Geliştirme ve Koordinasyon Birimi koordinasyonunda yürütülen proje; otizmli çocukların beden eğitimi derslerine aktif katılımını artırmayı, fiziksel, sosyal ve duygusal gelişimlerini desteklemeyi, öğretmenlerin mesleki yeterliliklerini güçlendirmeyi ve kapsayıcı eğitim konusunda farkındalık oluşturmayı amaçlıyor.

Toplantıda sunulan pilot uygulama raporuna göre, yedi okuldan toplam 63 otizmli çocuk projeye katıldı. Altı aylık uygulama sürecinde 363 müdahale kaydı analiz edildi. Elde edilen bulgular, çocukların esnek öğretim uygulamalarına daha olumlu tepki verdiğini, etkinliklere katılım ve uyumlarının zaman içinde belirgin şekilde arttığını ortaya koydu.

Raporda ayrıca etkinliklerde katı süre uygulamalarından kaçınılmasının önemine dikkat çekildi. Esnek bir yaklaşım benimsendiğinde öğrencilerin öğrenme ortamına daha kolay uyum sağladığı ve etkinliklere katılım sürelerinin doğal olarak arttığı gözlemlendi.

Projenin en yenilikçi bileşenlerinden biri ise sanal gerçeklik (VR) teknolojisinin eğitim sürecine entegre edilmesi oldu. Pilot uygulama kapsamında toplam 76 VR oturumu gerçekleştirildi.

Sunulan verilere göre öğrencilerin %34'ü VR gözlüğünü isteyerek taktı ve sanal ortama aktif şekilde katılım sağladı. İlk oturumlarda gözlenen kaygı ve direnç, uygulama süreci ilerledikçe önemli ölçüde azaldı.

Araştırmacılar ayrıca fiziksel hareket içeren VR etkinliklerinin çocukların günlük yaşamda kullanabilecekleri temel becerileri geliştirmelerine katkı sağladığını belirtti. Uzmanlar, sanal gerçekliğin otizmli bireylerde öğrenmeyi destekleme, kaygıyı azaltma ve eğitime katılımı artırma açısından önemli bir potansiyele sahip olduğu sonucuna ulaştı.

Projede görev alan öğretmenler de toplantıda deneyimlerini paylaştı. Proje Koordinatörü Pınar Girgin, özel eğitim gereksinimi olan çocukların yaşamlarına olumlu katkı sağlamanın öğretmenlik mesleğinin en değerli yönlerinden biri olduğunu ifade ederek, bu alanda görev yapan eğitimcilerin gösterdiği özverinin dikkat çekici olduğunu vurguladı.

Girgin ayrıca öğretmenlerin çoğu zaman eğitim materyallerini kendi imkânlarıyla hazırladıklarını ve özel eğitim gereksinimi olan bireylerle çalışmanın büyük emek, sabır ve adanmışlık gerektirdiğini dile getirdi.

Toplantıda ayrıca Prof. Dr. Gonca İnce ile Doç. Dr. Nazmiye Nazlı Ateşgöz, altı aylık pilot uygulamanın akademik bulgularını katılımcılarla paylaştı. Sunumlarda uygulama verileri, öğretmen geri bildirimleri ve projenin öğrenciler üzerindeki etkileri değerlendirildi.

Programın sonunda katılımcılar, okullar ile üniversiteler arasındaki iş birliğinin sürdürülebilirliğinin önemine vurgu yaparak özel eğitim alanındaki ortak çalışmaların yaygınlaştırılması konusunda görüş birliğine vardı. Avrupa Birliği tarafından desteklenen proje, otizmli bireylerin eğitim ortamlarına aktif katılımını teşvik eden yenilikçi uygulamaları sayesinde kapsayıcı eğitim alanında örnek bir çalışma olarak değerlendirildi.